expr:class='"loading" + data:blog.mobileClass'>

18 Temmuz 2017 Salı

Privato Cafe &Restaurant


 Hani bazı anlar vardır anlatılamaz yaşanır işte yine böyle anlara şahitlik ettiğimiz özel bir günde buluştuk bizler Sevgili Emel Karaca davetiyle …




 Eskilerin vazgeçilmez ruhunu günümüze kadar getiren İstanbul aşığı kimselerin anlayabileceği o mistik kokuyu buram buram tarih kokan o dokuyu an be an hissedebileceğiniz bir cafe Privato…





 Galata'nın eşsiz ve o güzel ambiyasında, daracık ama cıvıl cıvıl İstanbul'un arka sokaklarında İstiklâl Caddesi'nin bitiminde Kuledibine doğru inerken hemen sağ koldan kıvrıldığınızda yada metro ile Şişhane 'ye gelip Kuledbine doğru ilerleyince sola kıvrılıp biraz rampa yürüyüp yine soldan cafenin sokağına ulaşabilmek mümkün olduğu gibi kat otoparkının yanıbaşından da ulaşması kolay , tarihe açılan bir kapı misali dışardan bakıldığında belki anneanneniz yada halanızın evinde eskiden var olan koltukları karşılıyor sizi hemen ardından loş bir daraltı ve naftalinle karışık farklı bir koku ama öyle rahatsız edici boyutu irdelediğimi zannetmeyin lütfen eskiye dair , hani kapalı odalar vardır uzun yıllar kullanılmaz ama kapısını araladığınızda kokusuyla ve dokusuyla sizi o yıllarda yaşanmışlıklara götürüverir bir anda sizleri , işte tam da öyle bir kokuyu hissederken birden etrafınızda farklı tarzlarda dizili vermiş rengarenk taşlı masalar, ahşap sandalye ve masalardaki kanaviçeler , dokumalar , danteller  ,eski objeler ve biblolar ,duvarlardaki eski İstanbul resimlerine dair tablolar , semaverler , müzik aletleri ,ufak anektotlar , arka balkonuzda yetiştirdiğiniz çiçekler ve dedenizin evindeki o nostaljik radyo…





Sıcacık bir merhaba ardından bunaltıcı havanın verdiği rehaveti üzerimizden alması için mini bir bardakta ikram edilen o nefis ötesi limonata ile ferahlarken bir yandan gözlerim Galata Kulesinin o eşsiz silüetine takılıdı yeşilliklerin ardından yükseliveren.
Ve beğenimizi kazanmasınım hemen ardından gelen bu enfes limonatanın böylesi bir pozu olmasın mı ama?




Galata  ve çevresinin güvenliğini sağlamak amacıyla 1348 yılında Cenevizliler tarafından inşa edilen ilk olarak İsa Kulesi adıyla anılan Galata Kulesi ,Osmanlı İmparatorluğunun kenti ele geçirmesiyle önce Hapishaneye akabinde ise Yangın Gözlem Evine çevrilmiş altmış metre yüksekliği bu amaca uygun olarak kullanılmaya başlanmış…


  Galata ,İstanbul sınırları içinde Haliç ve İstanbul Boğazının kesiştiği yerde bulunuyor.Yunanca 'da ''Süt'' anlamına gelen Galatadan türemiş tarihi bir kanıt olmamasına rağmen rivayete göre bölgedeki birçok mandıra (süthane) Galate Kulesine bu ismi vermiştir.
Aynı zamanda Tünel ve Haliç kıyısı arasında olan küçük yamaç nedeniyle de Galata'nın İtalyanca ''Denize İnen Yol '' anlamına gelene galata kelimesinden de türemiş olması muhtemel …

 Sizi bilmem ama ben o güzel sokakların kulenin içersinde yudumladığım çayların ve tattığım lezzetlerin yanısıra o İstanbul'a hakim mmanzarasını seyre dalabilen,Beyoğlunda doğup büyüyen ve halen daha ikamet eden, keyifli zamanlar geçiren biri olarak yaşadığım hissiyatı anlamanız adına ufak bir açıklama yaptım umarım sıkmamışımdır …




 Kule manzarasına karşı evinizin sıcaklığında birçok kültürün birleştiği kentin mozaiğinin yansıtıldığı o hoş daracık sokaklardan Galata'da, cafe konseptiyle 14 yıl önce açılan ilk mekanlardan biri olan Privato'da annenizin elinden yapılmışcasına güzel bir reçeli yada zeytinyağlı çeşitlerini , anneannenizin böreğini ,babanızın eliyle pişirelen eti yerken hissettiğiniz  lezzeti ve herbiri  yöresine özel bir çok ürünün birleştiği yelpazesindeki lezzetlere dair ne varsa bulabileceğiniz …



 Bazı mekânlar özeldir dokusu ,kokusu ,lezzeti ve o buram buram tarih kokan ambiyansıyla sizi büyüler e pek tabi işletmecisinin ve çalışanlarının size verdiği pozitif enerjinin de etkisiyle uzun zamandır var oluşundan da belli olduğu gibi özenerek ,bilerek ve severek yapıyor işini Hıdır Bey …



Öylesine özel anlar paylaştık ki eşsiz doğal lezzetlerin damaklarda bıraktığı o benzersiz nefaseti hissettik  doğal ,%100 organik ,her biri mevsimine özel olarak yöresinden getirilen ürünler sayesinde yani kış aylarında gittiğinizde domates ve salatalığa rastlamazsanız şaşırmayın …




İlk etapta genetiği ,ile oynanmamış maya ile hazırlanan o miss gibi doğal ekmeğin tarçınla karışık kokusuyla bizi cezbeden ekmeği ile açılışı yaptık yine kaliteli bir zeytinyağı eşliğinde …

 Gönlü ve eli bol İşletmecisi Hıdır Bey 'in hoş muhabbeti eşliğinde kaliteye ve insan sağlığına verdiği önemi tadımladığımız tüm ürünlerinde hissettik hep birlikte…
 Şekere karşı olan hassasiyeti nedeniyle reçellerinde dahi eser miktarda bal kullanan Hıdır Bey ,çayı şekerle içmeyi tercih eden beni dahi kullanmamam konusunda tatlıca uyardı diyebilirim…






Mekânın işletmecisi Sevgili Hıdır Ekşi Bey, eski bir futbolcu buda sağlıklı beslenmeye ne kadar önem veriyor olması vesile elbette , Eti Balıkesir'den, Eski Kaşar Peyniri ve Gravyeri Kars'dan , Balı Karadenizin Ovit yaylasından Tereyağı Rize Ayder Yaylasından , Ezinesi Çanakkale'den , genetiği ile oynanmamış o misss kokulu eser miktarda ballı tarçınlı  ekmeği Elazığ'dan , banıp banıp yemelik zeytinyağı Kaz Dağlarından, bir de dillere destan Privatto Böreği eeee daha ne olsun ki değil mi ya…









 





 









Nefis kahvaltısının yanısıra öğle ve akşam yemeklerinde aradığınız bir çok lezzete ve tada ulaşmanız mümkün ben sadece o atmosferi yaşayarak hissetmek ve mekânın tadını çıkarmak isterim diyorsanız eğer bir naneli limonatası var ki mutlak suretle denemelisiniz derim sebebine gelecek olursak limonu , mandalinası Kıbrıs'dan, nanesi bahçeden ,balı ise Bitlis reçetesi ise sahibine özel pek tabii…









 Zeytinyağlılar , arasıcaklar ve ardısıra gelen sıcacık çorba ardından tadımladığımız mantı yada hıngel artık siz nasıl biliyor yada adlandırırsanız öyle olsun ben patatesli mantının tadına baktım hamurunu ve kıvamını çok beğendim ama mantıda tercihim her daim kıymalıdır vesselam …



Ana yemeklerde ızgara et, köfte ve tavuk gayet lezzetliydi.




Köfte dışarda belli mekanlar dışında yemeyi tercih etmiyor olmamama rağmen tadımladığım kadarıyla iyiydi…




 Bu leziz görsel sadece bir kareden ibaret olmayıp gerek et kalitesi gerekse pişirme tekniklerinin tam uygulanışı nedeniyle bizlerin beğenisini topladı efendim…



Izgara Tavuk 'da  gezen tavuk tercih eden işletme  her ürünün organik ve doğal oluşu vurgusunu yineliyor efendim…



Salata ve garnitürleri deneyecek yerim kalmadı ama görüntüsü nefisti deneyen arkadaşlarım çok beğendi efendim…




Zeytinyağlılar , mezeler ve salatalar ise hepimizi mutlu etmeyi başardı lezzetleriyle…










Birde tatlısız asla diyenler sınıfındaysanız mozaik pastasını ve meyveler eşliğinde yine nostaljik  tabaklarda sunulan pankeki sizi mutlu edecek güce sahip.



 Hıdır Bey küçük olan mekânına güzel bir yer daha dahil etmiş bulunduğu yerin hemen karşı sokağında yine buram buram tarih kokan o eski Rum evlerinin yüksek ve ferah  tavanlarına sahip tuğla örülü duvarlarının serinliğinde özel günlerinizde  muhabbetlerinize eşlikçi ,keyifle yudumlayacağınız bir kahve ile günü nihayete erdirdirdik , kırk yıllık hatır kahvelerimizi yudumlayıp efendim…








Geleneksel Köy Kahvaltısını denemek üzere tekrar gideceğim nadir mekanlar arasındaki yerini aldı bile Privato Cafe , hatta arkadaşlarla birlikte aylık rutin buluşmalarımızı gerçekleştireceğimiz güzel bir alternatif oldu bizler için…

Galata Kulesi 'nin o eşsiz güzelliğine karşı tarih kokan sokaklarda nostaljik bir ortamda akşam yemeği için  Privato Cafe'yi tercih ettiyseniz şayet Kulenin ışıkla bezeli halindeki seyrine dalarak lezzet ve afiyetle değmesinler kefinize…

Bir işletme düşünün ki müşterinin damağını, sağlığını, rahatını ve cebini önemsiyor...
Biz bugün çok güzel ağırlandık sıcak,samimi ve en doğalından lezzetler önümüze serilerek nostaljik ve huzurlu bir ortamda …

Anda kalarak ,yaşadıklarımızı geçmişe dair görsel yolculukla bütünleşip içselleştirdiğimiz keyifli vakitlerin ,anılarımıza dahil olduğu bir günü daha nihayete erdirdik ve hepimiz büyük keyif aldık…
Tekrar tekrar gideceğim nadir mekânlar arasındaki yerini aldı bile teşekkürler Privato Cafe bu özel günde bize sunduğunuz organik lezzeler ve tüm güzellikler için…
Anlara dair yaşadıklarımın anılara dahil olduğu bir gün daha yitip gitti hayatımızdan.
Bize kalan hoş bir eda ve damaklarda lezzet esintisiyle…
Davetleri için Sevgili Emel Karaca ve Hıdır Ekşi Bey'e teşekkürlerimi gönderiyor ve saygılar sunuyorum…


Mutlu olun ve mutlu kalın lütfen …
Siz de bu güzel mekânı keşfetmek, farklı menülerini tadımlamak ,isterseniz içkinizi yudumlamak yada kitabınızı okurken o eşsiz limonatasının tadına varmak ,antika eşyaları izlerken görsel manada tarihe yolcuk yapmak istersiniz belki diye adres bilgilerini buraya not ediyorum .



Privato Cafe 
Galip Dede Caddesi 
Tımarcı Sokak No:3B 
Galata -Beyoğlu 
İSTANBUL 

Tel: 0212 293 20 55


4 yorum:

  1. Muhteşem bir inceleme olmuş. Bayıldım.

    YanıtlaSil
  2. Harika bir mekan Emel ablacım yemekler çok leziz siz de çok güzel görünüyorsunuz :) Bloğuma tekrar döndüm inşallah devamı gelir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tatlım çok hoş bir mekandı bizler çok sevdik ve memnun kaldık ...
      İnşallah tatlım hemen geliyorum o halde blogunu ziyarete...
      Sevgiler tatlım.

      Sil

Güzel yorumlarınızı ve eleştirilerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim...
Bıraktığınız yorumlar için şimdiden teşekkürler...Sevgi ve saygılarımla...

Follow by Email

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...