expr:class='"loading" + data:blog.mobileClass'>

30 Temmuz 2013 Salı

Mısırlı Pilav





      Malzemeler

  • 2 su bardağı  baldo pirinç
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 4 yada 5 su bardağı sıcak su (pirince göre değişiklik gösterebilir )
  • 1 su bardağı haşlanmış mısır 
  • Birkaç damla limon suyu
  • Tuz
     Yapılışı : Pirinçlerimizi bol suyla güzelce yıkıyoruz...Yağlarımızı pilav tenceremize alıp tereyağın erimesini bekliyoruz ve pirincimizi ekleyip kısık ateşte 5 dakika kadar kavuruyoruz...

    Sıcak su , mısır ve tuzunu da ilave dip birkaç damla limon sıkıyoruz ve tenceremizin kapağını kapatıp kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz...

   Suyunu çektikten sonra 10 -15 dakika kadar pilavın demlenmesini bekleyip servis edebilirsiniz...



Afiyet Olsun... 

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Mantı ve Anılar ...


   Benim Sevgili Anneciğim Balıkesir 'in Bandırma ilçesi Kırım Tatarlarındandır...Yüzyıllar önce Kırım 'dan zorla göç ettirilmiş atalarımız ve Türkiye'de Bandırma 'ya yerleşmişler...Annem İstanbul'da doğup büyümüş Rahmetli anneannem mantı , çiğbörek , tavabörekler yapardı ve hep birlikte afiyetle yerdik evin bahçesinde ailecek...

    Çok güzel günlerdi çocukluğumuz anneannemin bahçesinde koşturarak geçerdi...Apartman hayatında alt komşularımız rahatsız olur diye annem sağolsun parmak ucunda yürütürdü bizi nerdeyse ama anneannemlere gidince özgürdük  anaaaneeee  koşabilirmiyiz diye izin isterdik anneannem de dilediğiniz gibi koşun alt katta fareler var onlarda rahatsız olmaz derdi bize... 

    Evimizin 2 katlı bahçesi vardı alt bahçede ortancalar setin üzerine sırasıyla rengarenk dizilmişti Rahmetli Dedecim evin üst tarafına asmalar sarılsın diye demirden uzunca direkler yaptırmıştı...Üzüm zamanı ordan sarkardı aşağıya doğru siyah ve sarı üzümler sarma yapraklarını da merdivenle toplardı dayımlar anneannem dolma yapıcağı zaman...

     Üst bahçemize 22 tane merdivenle çikardık önce yol boyu dizilmiş sağlı sollu rengarenk güller ekilmişti...Yolun bitiminde de üst bahçe kapısı ayrıca kömürlük vardı hemen yanından da leylak ağacı akasyalar çeşitli çiçekler ve anneannemin diktiği marul , yeşil soğanlar vardı ayrıca bize küçükte bir kulube yapmışlardı kapısında da minik çandan zili olan  ablam ve ben orda evcilik oynardık mutlu mesut... Anlattıkça anlatasım gelir annemlerin eski evini...

     Ahşap bir kapıdan eve girerdik yanında kocaman bir ceviz ağacı vardı anneannem bize salıncak kurardı hep o ağaca ve  2 adet basamak inerdik zemini beton olan bahçenin içinde bulurduk kendimizi kapının hemen arkasında büyük bir seti olan çeşme vardı her sabah bahçe yıkanır çiçekler sulanırdı ... Beş on adım gittikten sonra yine 2 adet basamak çıkardık ve demir kapı ve camekanın olduğu oradada yine çiçekler mevcuttu altlarına da raflar yapılmıştı ve ayakkabılık görevi yapıyordu Rahmetli anneannem onlara çok güzel örtüler dikmişti örtüleri şöyle ucundan kaldırıverir ayakkabılarımızı koyardık kapıdan içeri girince...Karşısında da terliklerimiz alıcağımız raflar vardı  ve yine aynı ritüelle örtünün ucundan kaldırılarak terliklerimizi alır ve ayacıklarımıza geçiriverirdik , hemen ardından kahverengi ahşap  bir kapı karşılardı bizi eve açılan ana kapıya ulaşırdık nihayet ordada vestiyerimiz vardı üzerinde de rafları olan,  o raflarda da kutu kutu bisküvilerve çikolatalar dururdu her daim teneke kutuların içersinde ve yanında eskileri o meşhur merdaneli çamaşır makinesi dururdu...  

   Evin oda kapıları bu alandan açılırdı 4 adet kocaman odalara...Salon , oturma odası , dayımların odası ve yatak odası... Artı holün bitiminde de mutfağa açılan bir kapı vardı kapının yanında da tel dolap ordanda tekrar bir kapı ve yüksekçe bir basamak çıkarak balkona ulaşırdık...

   Haliç manzaralı önünde apartmanların olmadığı kocaman bir deniz görüntüsü...Ardından balkondan indikten sonra uzun bir düzlük yürüyüverirdik ve yine aşağı doğru 20 adet merdiven bir büyük soluklanıcak basamak  ardından 2 merdiven daha sonra aşağı kıvrılan bir basmak ve uzunca sola avluya doğru gidilen bir mesafe daha yine bir basamak inerek etrafı duvarla kapatılmış üstü açık avluya ulaşılırdı...

  Ayrıca balkon ve merdivenlerin olduğu yerin tavanını yine camekan yapmıştı dedem gün ışığından da faydalanmak için ve mutfakla balkonun arasındaki düzlükte avluya bakan bir de pencere vardı ... Tuvalet banyo ve el yıkamak için geniş bir alana da az önce bahsettiğim basamakla inerdik ve öyle ulaşırdık oradan da kış için yapılmış yine aşağı doğru bir basamağı olan bodrum mevcuttu kışın bahçeye çıkmak zor olur diye alınan odun ve kömürlerin bir kısmı oraya taşıverirdi sokaktan oraya açılan minik bir kapı vardı ordan bir kısım yakacak boşaltılır bir kırmıda üst bahçe kapısına boşaltılır ve hep birlikte taksim edilirdi kışlık yakacakları ...

    Dışardan gelince  üzerimizdeki montlarımızı vestiyere astıktan sonra biz bu sefer 4 adet büyük kapının yanyana olduğu ortadaki iki kapısının açıldığı holümüze ulaşırdık ve oracıkta da buzdolabı ve hemen yanında da bir divan vardı ve karşısında da üzerinde telefonun ve eski radyoların durduğu kahverengi mobilyadan bir dolap vardı altı ve yanları camdan yapılmış bir vitrin aynı zamanda... İşte tam burda tepsiler dolusu mantılar hazırlardık anneannem ,annem,teyzem ,ablam ve ben... Ananem (ben hep ananeeee derdim arada alışkanlığın verdiği yazımlar olabilir ) açar ve keserdi annem ve teyzem etlerini koyup kapama yaparlardı bir yandan da bize öğretirlerdi... Öte tarafta mutfakta kocaman tencerelerin içinde kaynayan tuzlu sulara atıverirdik mantıları pişene kadar sabırsızlanırdık tabi sevgili ananem yanına da güzel vişne kompostosu yapardı soğuk soğuk ohhhh misssss mantının  üzerine de bolll tereyağlı biberli sosu ... 

   Hepbirlikte alt bahçede sedirin olduğu yerde yerdik mutlu ve mesut  kocaman uzun bir masamız vardı camekanın arka tarafındada ufak bir depo  biz oraya kulübe derdik dayımın bisikleti bizim bütün oyuncaklarımız tamiratla ilgili alet edevatın bulunduğu bir oda masamızın ve oturma bölümümüzün bulunduğu kısımdı orası ayrıca yukardaki asmalardan dolayı da bahçenin en serin yeriydi ben hep yemek yerken kolları ahşap bahçe koltuklarımızda oturmak isterdim boyumda ufak gelir üzerine minder takviyesiyle otururdum büyük bir onurla ... Ayrıca arkasına yaslanılan ayaklarını da uzatabildiğin 2 adet büyük koltuk vardı oturunca rahatlığından içine gömülüverirdin onlar da rahmetli dedem ve anneannme ait koltuklardı... Her ikisi de masanın iki başında otururlardı sevgi dolu bakışlarıyla...
   
   Keşke yanımızda olabilseler büyüklerimiz ve o güzel günlere tekrar dönebilsek ama malesef... Neyse ki biz aile ve birlikte olma kavramlarının içlerinin boşaltılmadığı dönemlere yetişebikldik ve sıkı aile bağlarına sahip nadir insanlardanız... Ayrıca annemlerin evi bizim okulumuza da çok yakındı sabahları kahvaltımızı yaptıktan sonra annem evi toparlardı ve birlikte yola çıkardık annem dedemlere biz de okula giderdik ablamla annemde eğer misafir varsa bizi okuldan çıkana kadar beklerdi ve biz eve gelir birşeyler atıştırırdık ordan da kendi evimize doğru yol alırdık yada babacığım da gelirdi akşam da beraber olur , hepbirlikte yer içer uykumuz gelince  evimize dönerdik...O yüzdendir ki anneciğim halen anne ve babasının yokluğuna kolay alışamaz hemen her gün bir kaç damla gözyaşı akıtıverir derken dayım ve babacığım aklına gelir bana düşen de anneciğime teselli vermek olur ...

    Bayramlarımızı hep birlikte geçirirdik bayram kahvaltısını o güzel evde ailecek yapardık Kurban Bayramının da ayrı bir güzelliği vardı mesela kesilecek olan kurbanımız 10 gün önceden alınırdı üst bahçede beslerdik anneannem kınasını yakardı Rahmetli Babacığım , dedeciğim ,anneannem ve  dayım birlikte kurbanı keserlerdi kurbanın kanından küçük dayım parmağıyla alır alnımızın ortasına bastırıverirdi... Ayrıca anneannem kurbanımızın gözü üçün iğne oyalı bembeyaz tülbentler hazırlardı ve kesilirken gözünü o tülbetle kapatıverirdi... Daha sonra bahçe güzelce yıkanırdı ve kahvaltı için etler kavrulur güzel masalar hazırlanırdı neşe içersinde ...

  Seviçlerimizi ve hüzünlerimiz hep birlikte yaşardık beraber ağlar beraber gülerdik bir problem olduğunda da birden parlar birden sönüverirdi ortalık anında eski haline dönüverirdi... Kinler , küslükler olmazdı hiç aramızda... Taki sırasıyla dedem , dayıcım ,anneannem ve babacığımı kaybedene kadar böyleydik hep ama tabiki hayat şartları ve herkesin ekmek mücadelesi zamanla bizleri ayırıyor ama yine de özel günlerde ve bayramlarda eksikte olsak toparlanmayı başarabiliyoruz bir nebze de olsa...

   Artık nerde o eski günleeeeerrrrr  deriz her aklımıza düştüğünde.... Ayrıca sevgili dedecim dış kapımızın önünden gelen geçen eş dost tanıdığı da davet ederdi değmeyin keyfe... Çiğbörek yapılınca da aynı olurdu telaşe ve yeme merasimlerimiz ...

  Annemlerin ve bizim çocukluğumuzun geçtiği o güzel müstakil evi tarif etmeye çalıştım merdivenler ve kapılarla dolu çiçek bahcesi harika bir evdi... Artık malesef ki apartman oldu ve annem şu anda orda oturuyor...Manzara aynı ama apartmanların yüksekliğinden denizimiz ikiye bölünmüş vaziyette ama Haliç Köprüsünü de gayet açık ve net görüyoruz hatta Edirnekapı ya kadar önümüz açık...

  Galiba bu yüzden çocukluğumuzun geçtiği bu evde yaşamak bana müthiş huzur veriyor ve bu yüzden ne annem ne de ben kendi evime Sefaköy'e bir türlü alışamıyorum...Anılar ,anılar ,anılar sanırım insan güzel anıları olmazsa bugünü güzel yaşıyamaz diye düşünüyorum...

  Umarım sıkılmamışsınızdır dostlar ...Artık mantımızın tarifine başlıyalım...Tabi ben annemler kadar minik yapamıyorum ama lezzeti sanırım ona yakındır...


       Malzemeler
  • 4 su bardağı un
  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı ılık su
  • 1 çay kaşığı tuz
       İç Malzemesi İçin
  • 250 gr kıyma
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 adet soğan
       Sosu  İçin
  • 250 gr yoğurt
  • 2-3 diş sarımsak
  • Tuz
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
  • 1 çay bardağı su

  Yapılışı : Bir kabın içersinde Unun ortasını havuz şeklinde açıyoruz...Tuzu ve yumurtayı ekleyip karıştırmaya başlayalım ... Suyunu da yavaş yavaş ekleyerek ele yapışmayan sert bir hamur elde edene kadar yoğuralım... Hamuru yuvarlak hale getirip üzerini nemli bir bezle örtün ve 20 dakika kadar dinlendirelim...
   Bu arada Soğanı minik minik doğrayıp Kıyma, soğan ve karabiberi iyice karıştıralım...Hamuru 3-4 parçaya bölüp  bir parçasını alıp merdane yardımı ile bıçak sırtı kalınlığında açalım ... 1′er cm’lik kareler halinde keselim...İçlerine mercimek tanesi büyüklüğünde kıyma koyup uçlarından birleştirerek kapatalım...Tüm hamurları bu şekilde açıp , kesiyoruz ve içlerini doldurup kapatıyoruz... Eğer hemen tüketecekseniz  ocakta kaynattığınız suyun içine atıp ,mantılar suyun üstüne çıkana kadar pişiriyoruz...
    Eğer saklayacaksanız önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kızarmaya başlayana kadar pişiriyoruz...
  Sosunu hazırlamaya geçebiliriz artık : Sarımsakları ezip yoğurda ekleyin ve az tuz ilave edip karıştıralım ve tereyağı kızdıralım , salçayı ekleyip kokusu çıkana kadar kavuralım...Pul biberini ekleyip karıştıralım ve suyunu ekleyelim...Kaynayınca altını kapatıp Mantınızı tabaklara aldıktan sonra üzerlerine sarımsaklı yoğurt ve onun üzerine salçalı sos döküp istediğiniz baharatları serperek servis yapabilirsiniz...

Afiyet Olsun...

28 Temmuz 2013 Pazar

Sütlü Domates Çorbası







     Malzemeler

  • 6 adet domates
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı süt
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • Tuz

    Yapılışı:Tereyağ ve sıvıyağımızı tenceremize alıp unu ilave ediyoruz ve unun  kokusu çıkana kadar kavuruyoruz...

   Domateslerimizi güzelce yıkayıp soyduktan sonra rendeliyoruz ve domates salçamızla beraber rendelediğimiz domatesleride tenceremize elkeyip çırpıcı yardımıyla sürekli karıtırarak 5 su bardağı su ilave ediyoruz ve koyulaşana kadar karıştırıyoruz ve ardından  süt ve tuzumuzu da ilave ederek karıştırıyoruz  ocağımızı kapatıyoruz...

  Arzuya göre üzerine kaşar rendesi ilave ederek servis edebilirsiniz...


Afiyet Olsun...

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Haşhaşlı Revani...

Tarifi Sevgili Oktay Ustaya ait olan bu güzel tatlıyı denemediyseniz hemen yapmanızı tavsiye ederim...





        Malzemeler
  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağu irmik
  • 1 su bardağı mavi haşhaş
  • 1 su bardağı un
  • 1 paket vanilya 
  • 1 paket kabartma tozu
        Şerbeti İçin
  • 2 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su
  • Birkaç damla limon suyu


    Yapılışı : Önce şerbetimiz hazırlayarak başlıyalım...Su ve şekeri bir tencereye alıp orta ateşte kaynamaya bırakalım ... Kıvama gelip kaynadığında limon suyumuzu da ilave edelim birkaç  dakika daha kaynatıp şerbetimizi ocaktan alalım...

   Şekere ve yumurtayı mikserde 5 dakika çırpalım süt ve sıvıyağı da ilave edelim ve çırpmaya devam edelim ardında da kuru malzemelerimiz ekleyip karıştıralım ve yağladığımız borcam tepsimize boşaltalım...

   180 C de önceden ısıtılmış fırında pişirelim...Fırından çıkardıktan sonra biraz ılındıktan sonra dilimlere ayırın ve şerbetini ilave edelim...3-4 saat dinlendirdikten sonra krem şantiyle kaplıyarak yada dilediğiniz şekilde süsleyerek servis edebilirsiniz...





Afiyet Olsun...

26 Temmuz 2013 Cuma

Kalp Kurabiye








        Malzemeler

  • 1 paket margarin yada tereyağ (250 gr)
  • 9 kahve fincanı un
  • 3 kahve fincanı pudra şekeri
  • 1 paket vanilya
  • 1 adet yumurta




     Yapılışı: Yağ, un, pudra şekeri yumurta ve vanilyayı güzelce yoğurup bir hamur elde ediyoruz...15 dakika kadar buzdolabında üzerini strech filmle kaplayıp dinlendiriyoruz... Daha sonra kalıp yardımıyla şekil veriyoruz... Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilip 170 derecede pişiriyoruz... Pişen kurabiyelerimizin üzerlerini ben çikolata sosuyla süsledim dilerseniz pudra şekeri serperek servis yapabilirsiniz yada toz şekere batırarak fırına verebilirsiniz...

Afiyet Olsun...

Hayırlı Cumalar Hepinize...




Resim  Alıntıdır...

25 Temmuz 2013 Perşembe

Bu da 2.videom iyi seyirler...


UzmanTV  
Beşamel Soslu Ispanak Tarifi Beşamel Soslu 

Uzman Tv Çekimim izlemek isterseniz buyrun sevgili blogcanlarım...

Muzlu Çikolatalı Kek


Ablamın patatesli soğuk salatası...

   Benim biricik ablamda tattığım bir lezzet bu paylaşmadan geçmek istemedim ...Ben de ablam kadar güzel yapabildimmi bilemem ama ustasından tarifi aldığım gibi size aktarıyorum bayılıcaksınız bu lezzete...



      Malzemeler
  • 3 adet patates 
  • 3 adet salatalık
  • 250 gr süzme yoğurt
  • 1 yemek kaşığı mayonez
  • 2 diş sarımsak
  • 1/2 demet dereotu
  • Tuz
  • Pulbiber ,karabiber


     Yapılışı : Patateslerimizi tencereye koyup tuz ilave ediyoruz ve orta hararetli ateşte haşlamaya bırakıyoruz... Salatalıklarımızın kabuklarını alaca soyup rendeliyoruz... Haşladığımız patateslerimizi püre haline getirdikten sonra yoğurt , mayonez  ,sarımsak çok hafif karabiber ve pul biber ilave edip tuzunu arzumuza göre ekleyip güzelce karıştırıyoruz...

   Ardından rendelediğimiz salatalık ve püre haline getirdiğimiz patateslerimizi ve ince kıyılmış dereotumuzu da  ilave edip harmanlıyoruz...

   Hazırladığımız salatanın  üzerini kapatarak buzdolabında  biraz beklettikten sonra soğuk servis ediyoruz... Servis sırasında arzuya göre üzerine isterseniz pul biber ve dereotuyla süsleyerek servis yapabilirsiniz yada çok az yağla pul biberimizi ocakta kızdırdıktan sonra da ilave edebilirsiniz tercih size kalmış...


Afiyetler Olsun...


24 Temmuz 2013 Çarşamba

Etli Girit Kabağı Dolması

   Kabak dolmasını sevmeyen yoktur sanırım hele de bu şirin mi şirin girit kabağından yapılanını bol kıymalı ve bollll dereotlu ,sarımsaklı bir de eşkisi yerindeyse değmeyin keyfimize yoğurtla servis edip ve yanında da güzel bir salatada varsa  tamamdır...

   Anlatırken bile lezzeti damğımda hissettim doğrusu gelelim tarifimize aslında hepimizin bildiği ve yaptığı bir tarif sadece ben bol ekşili sevdiğimden limon ve nar ekşisi koymadan edemiyorum...




     Malzemeler
  • 8 adet girit kabağı
  • 250 gr kıyma
  • 2 adet soğan
  • 2-3 diş sarımsak
  • 1 adet büyük boy domates
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası 
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası 
  • 1/2 demet dereotu
  • 1 /2 limon
  • 1 tatlı kaşığı nar ekşisi
  • Karabiber ,nane, kırmızı pul biber
  • Sıvıyağ yada tereyağ tercihinize kalmış
  • Tuz 
      Sosu için 
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası 
  • 1 fincan kadar sıvıyağ
  • Karabiber , pul biber ,nane 
  • Limon ve nar ekşisi (Arzunuza göre)


   Yapılışı: Kabaklarımızı güzelce yıkadıktan sonra kapaklarını keselim...Kabak oyacağı yardımıyla içlerini oyalım ve güzelce tuzlayalım... Soğanlarımızı ve sarımsaklarımızı minikminik doğrayalım (rende yaparken sulandığından doğramayı tercih ediyorum)...

   Pirincimizi yıkadıktan sonra karıştırma kabımızIn içersinde kıyma, baharatlar,domates , pirinç ,salça, ince kıyılmış dereotu ,soğan ,sarımsak ,tuz ve yağımızı da ilave ettikten sonra güzelce karıştıralım... Limon ve nar ekşisini de ilave edip içlerini tuzladığımız kabaklarımızı fazla sıkıştırmadan dolduralım ve kestiğimiz kapaklarını kapatalım...

  Girit kabaklarımızı doldurduktan sonra tenceremize dizelim , sosumuzu 2 su bardağı suyla hazırlayıp kabaklarımızın üzerine gezdirelim ve biraz daha tuz serpip kısık ateşte pişirelim...Yanında yoğurtla birlikte servis edelim...



Afiyet Olsun...

23 Temmuz 2013 Salı

Cevizli Tel Kadayıf

Tatlısız olmaz diyorsanız haydi  buyrun tarife sevgili blogcanlarım...





        Malzemeler
  • 500 gr kadayıf
  • 1,5 su bardağı ceviz
  • 250 gr tereyağ (eritilmiş)
        Şerbeti İçin
  • 4 su bardağı su
  • 4 su bardağı şeker
  • 1/2 limon

   Yapılışı:Öncelikle şerbetimiz için su ve şekerimizi tencereye alıp  karıştırıyoruzorta dereceli ateşte  kaynatıyoruz sonra altını kısarak limon suyumuzu da ilave edip 15 dakika daha şerbet kıvamına gelene kadar  kaynatıp kapatıyoruz...
  
   Kadayıfımızı geniş bir kabın içersinde erittiğimiz tereyağıyla iyice didikleyerek harmanlıyoruz... Cevizlerimizi rondo yardımıyla irice parçalıyoruz ... Avcumuzun içersine biraz kadayıf alıp ortasına ceviz koyup sarıyoruz... Fırın tepsimize yerleştirerek 180 C fırında nar gibi kızarana kadar pişiriyoruz... Fırından aldığımız sıcak tatlıyı 5 dakika kadar dinlendirip üzerine önceden hazırlayıp soğuttuğumuz şerbetimizi döküyoruz...Üzerine Antep fıstığı yada ceviz gökerek servis yapabilirsiniz...

  



       Afiyet Olsun...

22 Temmuz 2013 Pazartesi

İslim Kebap

Herkese mutlulukla dolu güzel bir hafta diliyorum...
İstanbul çooook sıcak Ramazan 'ın nerdeyse yarısına geldik bile ALLAH hepimizin tuttuğu oruçlarını kabul eylesin...Basit ama lezzetli bir tarifim var bugünki postumda hepimizin bildiği ve severek yediği bir lezzet  efendimmmm  gelelim tarife...
                                                                                                                                      Sevgilerimle...





         Malzemeler
  • 1 kg patlıcan
  • 500 gr kıyma
  • 3-4 adet domates
  • 3-4 adet sivri biber
  • 1/2 bayat ekmek içi
  • 1/2 demet maydanoz
  • 2 adet soğan
  • 2-3 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 adet yumurta
  • Tuz,karabiber,kimyon,pul biber,nane



   Yapılışı : Kıyma, ufalanmış ekmek içi,soğan, yumurta, ince kıyılmış maydanoz, sarımsak ve baharatları yoğurma kabına alıp köfteyi yoğurmaya başlayalım.... Ceviz büyüklüğünde köfteler yapıp, hafif yağladığınız fırın tepsisinde 200 derecede pişirelim... Patlıcanların kabuklarını geniş aralıklı olarak alacalı soyun ve uzunlamasına ince dilimlere ayıralım.... Hafif yağda pembeleşene kadar kızartıp ,fazla yağını kağıt havlu ile alalım....

     Bir  kasenin içersine  kızaran patlıcan dilimlerinden çaprazlamasına koyup ve ortasına bir adet köfte koyalım  dilimleri üzerine kapatalım.... Yani köfteyi patlıcanla bohçalar gibi saralım.... Ardından fırın tepsisine kaseyi ters çevirerek kapatalım ve üzerine bir dilim domates ve yeşil biber koyup bir kürdan geçirerek sabitleyelim... Bütün patlıcan ve köfteleri bu şekilde hazırlayalım.... 






   Domates ve biber salçamızı sulandırıp tuz, baharat ve yağ ekleyip karıştırdıktan sonra hazırladığınız kebapların üzerinden gezdirerek dökelim  ve 180 derecede 10 -15 dakika kadar pişirelim....




   Ben üzerine biraz rendelenmiş kaşar peyniri  ilave edip tekrar fırına verdim ve öyle servis ettim...  Dilerseniz patates püresiyle yada pilav eşliğinde  servis edebilirsiniz...



Afiyet olsun...

21 Temmuz 2013 Pazar

Arpa Şehriye Salatası




      Malzemeler
  • 1 su bardağı arpa şehriye
  • 1/2 demet dereotu
  • 1 kase yoğurt
  • 1 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı mayonez
  • 1 kavanoz garnitür (isterseniz bezelye ,patatesve havuçları küp şeklinde doğrayıp haşlayabilirsiniz)
  • Arzuya göre karabiber
  • Tuz

      Yapılışı:  Tencereye bir miktar tuz ve su koyarak kaynamaya bırakıyoruz bir kaç damla sıvıyağ döküyoruz (makarna yapar gibi) kaynadıktan sonra arpa şehriyemizi koyup haşlıyoruz... 

    Karıştırma kasemize yoğurt garnitür , mayonez, ince kıyılmış dereotu ve sarımsağı ilave edip karıştırıyoruz tuzunu ilave edip haşayıp suyunu süzdüğümüz arpa şehriyemizi soğuduktan sonra karışımımıza ilave ediyoruz...

    Soğuk servis ediyoruz...Dolapta beklediği sırada salatamız yoğurdu emmiş katılaşmış ise yoğurt ilave edip güzelce karıştırıp servis edebilirsiniz...

Not : Sanırım dereotlarını ilave etmeden resimlemişim... :)

Afiyet Olsun...

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Papyon Tatlısı

     Ramazan şerbetli tatlısız asla olmaz diyorsanız gelin hepbirlikte bu tarifi deneyelim...
Hepinize güzel bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum güzel sofralarda gönülden sevdiklerinizle birlikte mutlu ve huzur dolu günlere inşallah...





         Malzemeler
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 yemek kaşığı sirke
  • 1 paket vanilya
  • 1 tutam tuz
  • Aldığı kadar un


        Üzeri İçin 
  • Ceviz
  • 1 adet yumurt akı
  • 150 gr eritilmiş tereyağ

      Şerbeti İçin 
  • 3 su bardağı şeker
  • 3 subardağı su
  • 4-5 adet karanfil
  • 2-3 damla limon suyu

    Yapılışı: Öncelikle şerbeti için toz şeker ve suyu kaynatıyoruz... Limon suyu ve 4-5 adet karanfil ilave edip biraz daha kaynatıp ocağın altını kapatıp soğuması için kenara alıyoruz...

    Süt ,yumurta ,sıvıyağ ,sirke ,vanilya ,bir tutam tuz ve unu yoğurma kabımızın içersine alıp kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz ve hamurumuzun üzerini nemli bir bezle örtüp 15 dakika kadar dinlenmeye bırakıyoruz...

  Hamurumuzu 3 eşit parçaya ayırdıktan sonra çok ince olacak şekilde açıyoruz ....


Geniş ağızlı su bardağı yada yuvarlak kalıp yardımıyla hamurdan yuvarlaklar kesiyoruz ...


3 adet yuvarlağın aralarına eriitiğimiz tereyağından sürüyoruz ve üst üste koyuyoruz...


Ortasından büzerek papyon şeklini veriyoruz...






Veeee üzerine yine tereyağ sürüyoruz yarım cevizi yumurta akına bulayıp büzdüğümüz tatlının tam ortasına yapıştırıyoruz...





    Kesme işlemini hamurumuz bitene kadar tekrarlıyoruz...

   Önceden ısıtılmış 180 C deki fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz...

   Soğuk şerbeti sıcak tatlının üzerine gezdirip şerbetini içtikten sonra servis edebilirsiniz...






  Not:    Sofra  dergisine ait bu tarife karanfil ve vanilyayı ben ilave ettim çok da güzel oldu ve tarifin  aslında 4 adet hamur üst üste gelecek şekilde aralarına tereyağ sürüyoruz ama ben 3 adet hamurla yaptım fazla kalın olmasını istemedim..

   Her tarife kendimden bir şeyler katmayı seviyorum ...Ayrıca iyiki de 3 kat hamuru şekillendirmişim şerbetini anca içti sanırım ben biraz kalın tutmuşum açma işlemini siz dikkat edersiniz hamurunuzun ince olmasına...

     Ayrıca karanfil ve vanilya eklemeden sanırım çok yavan bir tarif olacaktı...Dilerseniz hamuru yoğururken tarçın da ilave edebilirsiniz yada rondodan geçirilmiş fındık  yada ceviz içi sanırım bunlarda farklı lezzetler katacaktır...

     Bu ölçülerde tam 12 adet tatlı çıkıyor siz ölçüleri 2 kat arttırarak daha fazla adet elde edebilirsiniz ...
Bu ilk deneme olduğundan ölçülerde arttırım yapmadım sonucun nasıl olacağından emin olamadığım için...Ama komşularıma da tattırdım iftardan sonra onlarda beğendiklerini söylediler...Umarım sizde hoşnut kalırsınız...





Afiyetler Olsun Hepinize...

19 Temmuz 2013 Cuma

Hayırlı Cumalar...



Resim Alıntıdır...

Kedidili ve Dondurmalı Sütlü Tatlı


    Sıcak Ramazan akşamlarında iftar sonrasında şöyleeeee güzel bir dondurmalı bolllll çikolatalı tatlıya kimse hayır diyemez sanırım hem hafif hem de bollll kalori dolu bir tatlı paylaşıyorum sevgili dostlarım sizlerle...Afiyet ,bal,şeker olsun hepinize hayırlı günler diliyorum...

   Günler nasılda su gibi akıp geçiyor değilmi dostlar bakın Mübarek Ramazan'ın 11 gününe ılaştık bile Rabbim herkeze kolaylıklar versin ...

    Hepinize Hayırlı Cumalar diliyorum ... Dualarda unutulmamak dileğiyle...

                                                                                                               Sevgi ve Muhabbetle Kalın...






        Malzemeler
  • 1 lt süt
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 kahve fincanı un
  • 1 kahve fincanı nişasta
  • 1 paket vanilya
  • 50 gr tereyağ
  • 1 paket kedidili bisküvi
  • 2 adet muz
  • Damla çikolata
     Kedidili bisküvileri ıslatmak için
  • 1 çay bardağı şeker 
  • 1 su bardağı süt
      Sosu için
  • 1 paket Dr .Oetker Çikolata Sosu
  • 2,5 su bardağı süt
         Üzerini Süslemek İçin 
  • Vanilyalı dondurma
  • Çikolata sos
  • Antep fıstığı 
  • Damla Çikolata

   Yapılışı:  Süt ve 1 çay bardağı şekeri karıştırarak kedidili bisküvileri ıslatıp büyük borcam tepsimize diziyoruz...Süt ,şeker ,nişasta ve tereyağını ocakta sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına getiriyoruz... Kaynamadan önce  1 paket vanilyamızı ilave ediyoruz ve mikserle soğuyuncaya kadar çırpıyoruz...

   Diğer tarafta da çikolata sosumuzu pişirip soğumaya bırakıyoruz...

    Süt ve şekerle ıslattığımız kedidili bisküvilerimizin üzerine muzları dilimleyip yerleştiriyoruz ve damla çikolatalarımız ilave ediyoruz...Daha sonra üzerine  muhallebimizi döküyoruz ve ardından da çikolata sosumuzu döküp dolapta bekletiyoruz...

     Servis sırasında istediğiniz ölçülerde dilimleyerek üzerine dondurma, çikolata sos, damla çikolata ve antep fıstığı ilave ederek servis edebilirsiniz...Bu şekilde servis etmek benim tercihim dilerseniz üzerini sadece hindistan cevizi yada antep fıstığı ile de kaplayarak da servis yapabilirsiniz...


  



Afiyet Olsun...



18 Temmuz 2013 Perşembe

Fellah Köftesi...





         Malzemeler 
  • 1 su bardağı ince kısırlık bulgur
  • 1/2 su bardağı irmik
  • Bir buçuk bardak su 
  • 1 adet yumurta
  • 1/2 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  •  Tuz, karabiber, kimyon, pul biber

       Sos İçin Malzemeler
  • 3 adet  domates
  • 5-6 diş sarımsak
  • 1/2 su bardağı zeytinyağ
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 3 yemek kaşığı nar ekşisi
  • Kuru nane , pul biber

            Üzeri İçin

  • Maydanoz
  • Arzuya göre yoğurt

   Yapılışı: Bulgur ve  irmiği ayrı kaplarda sıcak su ile ıslatalım ve soğumasını bekleyelim... Soğuduktan sonra içine, yumurta, salça ve baharatları ilave edip yoğurmaya başlayalım... En az 20 dakika yoğuralım... Un gerekirse ilave edelim  harcımızdan ufak parçalar koparalım  ve yuvarlayıp, serçe parmağımızla ortasına bastırıp delik açalım ya da fotoğraflarda gördüğünüz şekilde harcımızdan ufak parçalar kopartalım ince bir rulo yapalım ve bıçak yardımıyla eşit aralıklarla istediğimiz büyüklükte keselim yuvarlayıp serçe parmağımızla ortasına bastıralım...



  Bu yöntemi Mutfağımdaki Tatlar ' da görmüştüm çok pratik ve daha zevkli bir yöntem...Kendisine bu yöntemi bizlerle paylaştığı için teşekkür ederim...



  Şekil verme esnasında elimizi arada bir suyla ıslatalım ki  yapışmasını önlemiş oluruz...Tenceremize su, tuz ve köftelerin dağılmaması için de bir kaç damla limon suyu ekleyip kaynamaya bırakalım....
  
 Kaynayan suyun içine Fellah köftelerimizi  atalım ve köfteler suyun yüzüne çıkana kadar, haşlayalım.... Haşlanan köfteleri suyun içinden  kevgirle alalım  ve servis tabağına aktaralım...


Sosumuzu hazırlamaya başlıyalım tavamızın içersine sıvıyağ ve ince kıyılmış sarımsağımızı alıp biraz kavuralım ardından kabuklarını soyup  rendelediğimiz 3 adet domates ve 1 tatlı  kaşığı domates ,1 tatlı kaşığı biber  salçamızı ekleyip baharatlarla tatlandırıp tuzumuzu da ilave edelim...


  Servis tabağına aldığımız fellah köftelerimizin üzerine sosumuzu ilave edip üzerine doğranmış maydanoz ilave edelim...İsteğinize ve damak zevkinize bağlı olarak üzerine hazırladığınız sarımsaklı yoğurt da dökebilirsiniz... Fellah Köftelerimiz servise hazırdır..



17 Temmuz 2013 Çarşamba

Pakmaya sosyal medyada hanımların çok yakınında.

Bazen aklınıza bir soru takılıverir, bilen kimse bulamazsınız.
Bazen yeni bir tarif ararsınız, istediğiniz gibisine rastlayamazsınız.
Sizinle aynı zevkleri paylaşan hanımlarla iletişimde olmak, ortak ilgi alanlarında buluşmak gibisi var mı?
Unutmayın, Pakmaya hep yanınızda!
Pakmaya sosyal ağları günün 24 saati, yılın 365 günü tazelenerek, güncellenerek her zaman elinizin altında, yanı başınızda.
Kısacası siz neredeyseniz biz de orada!

Tarifler, Pratik Mutfak, Pakmaya ürünleri, anket ve yarışmalarıyla:
mutfaginyildizi.com

Her gün birbirinden güzel tarifler, paylaşımlar ve 120.000'i aşkın beğeneniyle:
facebook/mutfaginyildizi

Kolay, anlaşılır, iyi sonuç veren uygulamalı tarif videolarıyla:
youtube/user/mutfaginyildizi

Ortak zevkleri paylaşan sizin gibi meraklıların katkılarıyla:
pinterest/mutfaginyildizi

Cıvıl cıvıl, dinamik, güncel ipuçları, önerileriyle:
twitter/mutfaginyildizi

Kurumsal bilgiler, Pakmaya’dan en yeni haberler ve ürünlerle:
pakmaya.com.tr

İnanın bu adresler çok işinize yarayacak.
Bize yazın, sorun, isteyin, katkı yapın. Daha iyisi için size her zaman açığız!
İletişimi hep sürdürelim...

Bir bumads advertorial içeriğidir.


Yoğurtlu Patlıcan Salatası





         Malzemeler
  • 2 adet bostan patlıcanı
  • 5-6 kaşık yoğurt yada süzme yoğurt
  • 3 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1/2 limon suyu
  • Tuz


   Yapılışı: Patlıcanları ocakta ya da fırın da közleyin...Benim tercihim yıllar önce Migrostan çok ucuza satın aldığım delikleri olan bir köz tavasından yana, çok basit bir şekilde ocağımı fazla kirletmeden közleme işlemini yapıyorum...





  Közleme işleminden  sonra patlıcanların sapından tutarak kabuklarını soyup doğrayalım ve ardından  tüm malzememizi karıştırarak servis tabağına alalım ve soğuk servis edelim...





Afiyetler Olsun Efendim...

16 Temmuz 2013 Salı

Tavuklu Mantar Sote








       Malzemeler

  • 500 gr tavuk göğüs
  • 1 paket kültür mantarı (450 gr)
  • 1 adet soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 2 adet domates
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 3 adet sivri biber
  • 2 adet kapya biber
  • Tuz, karabiber , pul biber ,kekik ,karabiber
  • 1 adet kesme şeker
  • 1 yemek kaşığı tereyağ 
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 adet limon 





   Yapılışı: Öncelikle mantarlarımızı bir güzel yıkayıp ince zarını soyuyoruz ve yarım limon sıktığımız suda bekletiyoruz ...Mantarlarımız orta boydaysa dilediğimiz gibi kesiyoruz... Ben markette bu minik mantarları görünce dayanamayıp aldığımdan kesmeye de kıyamadım çok şirin duruyorlar diye...
   
   Tavuklarımızı küp küp doğrayıp ,domates ve biberlerimiz için de aynı işlemi uygulayıp soğanımızı yemeklik doğrayalım hazırlık aşamasını bitirdikten sonra ocağımızın orta gözüne tenceremizi koyup tereyağ ve sıvıyağ ilave ediyoruz yemeklik doğradığımız soğanlarımızı ve sarımsağımızı  pembeleşinceye kadar kavuruyoruz ardından salça ve domateslerimizi ekleyip biraz karısştırdıktan sonra yeşil ve kapya biberimizi de ilave ediyoruz...

   Ardından kararmaması için limonlu suda beklettiğimiz mantarımızı da ilave edip kavurma işlemine devam ediyoruz ve son olarak da tavuk etlerimizi ekliyoruz... Arzu ettiğimiz baharatları ve tuzu ilave edip kendi suyuyla pişmeye bırakıyorsanız... Biraz sulu olmasını isterseniz malzememizin üzerine çıkacak kadar sıcak su ilave edebilirsiniz...






Afiyet Olsun...







Follow by Email

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...