expr:class='"loading" + data:blog.mobileClass'>

20 Aralık 2015 Pazar

Moda Saklı Köşk, Lezzete Açılan Kırmızı Kapı

 Yaşanmışlıkların kırmızı kapılar ardında hapsolduğu güzel ve tatlı anıların biriktiği hayatlar…
Ve basamaklardaki izlerde geçip giden yılların kimbilir hangi yüreklerin hafızlarına kazındığı acı ya da  tatlı hatıralarla dolu bir köşk adı gibi saklı maziler ve mevzular, şimdilerde ise içersinde farklı lezzetler saklı…




  Evet  sevgili blogcanlarım , Moda Saklı Köşk 'ün konuğuyduk geçtiğimiz günlerde adı tasvirinde saklı ama lezzetlerinin gün ışığı gibi  ayyuka çıktığı, adını her geçen gün daha sıkça duyacağınıza inandığım güzel mi güzel hatıraların, iki güzel ve özel girişimci ruhla geçmişe ve yemek kültürümüze sahip çıkılmak adına başkoydukları yolda ,zaten mevcut olan başarı hikâyelerini bu güzel köşkün şahane atmosferinde birleştirmekle kalmayıp kadın zarafetini ince ince işledikleri lezzet pınarlarımıza , kaliteyi  ve bilgeliği de ekleyerek misafirlerinin damaklarında ve hafızalarında derin izler bırakmak üzere atılmış başarılı bir adımla kesişip ,birleştirilen bir zincirin halkası misali tarih , tasarım, lezzet, eğlence ve farklı kültürlerin yemek miraslarını eski İstanbul yemekleriyle harmanlayan kalitenin sevgiyle bileşkesi adeta Saklı Köşk lezzetleri…



 Saklı Köşk'ün işletme sahiplerini tanımaktan onur duyduğum uzun zaman sonra çok büyük keyif alarak , adeta kırk yıllık dostlarımla bir masada anı tazelermişcesine kaliteli zeytinyağından tutun da , Anadolu İstanbul ,Ermeni , Çerkes yemekleri ve kültürüne dair ne varsa konuşarak , annemin elinin lezzetini sonuna kadar her zerresinde hissettiğim bir tadım günü geçirdik hep birlikte…


 Bu güzel günü yaşamamıza vesile olan benim çok sevip değer verdiğim ,saygı duyduğum Sevgili Oya Emerk'in bu defaki davetiyle yollarımızı kesiştirdiği Sevgili Zeynep Kakınç ve Sevgili Selin Tokatlıoğlu …







 İyi ki bu güzel daveti kabul edip ,iştirak edebilme şansını buldum.

Bazen her şeye rağmen hayatı ıskalamamak adına ertelememek gerekir verdiğimiz önem ve öncelikleri…

 Saklı Köşk adeta ismiyle bütünleşmiş bir mekân, sosyal medya hesaplarımdan da fotoğrafını  paylaştığım o kırmızı kapıdan girdiğiniz anda yaşadığınız her ne varsa o kapının ardında bırakıp huzura , güzelliklere ve lezzete doğru adım adım yol alıyorsunuz benden söylemesi…


 Bu arada yeri gelmişken Saklı Köşk'ün hatıralarla dolu tarihe ışık tutmuş mazisinden de bahsetmeden geçmek olmaz elbette ki .



  Bir zamanlar tüm görkemiyle güzelliklere ve yaşanmışlıklara tanıklık etmiş Kadıköy'de 1909' dan itibaren varlığını sürdüren bu güzel mekân yakın döneme kadar müzayede evi olarak varlığını sürdürmüş. 

  Ve artık Zeynep Kakınç'ın ellerinde yeniden hayat bulmuş. Anadolu 'nun zengin lezzetlerini keşfetme tutkusuyla pek çok araştırma yapan Mutfak Dostları Derneği Başkanlığını da sürdüren ve Logos iletişim Ajansı kurucusu olan @zeynepkakinc ve Geleneksel lezzetleri orjinaline uygun olarak sürdürmeye ve tatmaya baş koymuş 2004 yılında Feriköy 'de açtığı kendi mekânı Hamov 'da (Ermenice Lezzetli demek olan ) İstanbul mutfağının baş tacı olan Ermeni mezelerini konuklarına sunmakta olan Selin Tokatlıoğlu ile 2014 yılında kesişen yollarını Logos Gastronomi iletişim Ajansında güçlerini birleştirerek Moda Saklı Köşk'te yeni bir menü ile konuklarını ağarlamaya hazırlanıyor. 
Bizlerde bu güzel mekanda güçlerini birlestiren bu iki basarılı girişimci ruhun ,kadın zarafetiyle lezzete yansıtıldığı özel lezzetleri tadımlamak üzere davete icabet ettik …

 Kimlerle mi ? Elbetteki blogcanlarla bir arada…


 Saklı Köşk  1909 yılında Romanyalı isadamı Miltiadi Patos'un kızı Mari için dünyaya gözlerini açmış İstanbul'un en gözde ve özel semtlerinden biri olan Moda 'nın en güzel köşklerinden biri olmuş.

  1937 yılında yeni sahibi karikatürist Cemil Cem olmuş 1950 yılına kadar kendisini , kalemini, fırçasını ve dostlarını çatısı altında barındırıp birleştirmiş.



   Dostlarla buluşma mekanı olarak düşünülebilecek en iyi adreslerden biri olduğuna inandığım o kırmızı şirin ve yaşanmışlıklara dair her şeyi üzerindeki simgelerde barındıran köşkün kapısından içeri adımınızı attığınız anda keyifli , güzel bir bahçe karşılıyor  ve size merhaba, diye fısıldıyor adeta ardından yine kırmızı bir ahşap kapı ile kaşılaşıyorsunuz tokmağındaki figürler , dikkatinizi çekiyor hemen akabinde ise sizi bir bar kaşılıyor istediğiniz bir içecekle soluklanıp hoş bir müzik dinledikten sonra kafanızı kaldırdığınız anda  orda daha fazla takılmadan lezzetlere doğru yol almak istiyorsanız şayet usul usul çıkıyorsunuz merdivenleri harika tablolar ve zarif seçimlerin hakim olduğu yüksek ve ferah tavanlar, farklı konseptlerde hazırlanıp misafirlerini bekleyen dört ayrı yemek bölümü ,toplantı ve özel yemekler için hazırlanmış bir de salon her köşesi ayrı keyif , her köşes, ayrı bir yaşanmışlık ayrı bir iz ve dokunuş daha ne anlatayım bilemedim siz iyisimi bir de gidip kendi gözlerinizle görün benim anlatımım size fazla şairane gelmiş olabilir…




  Bu arada sizler yemek için o mekanda bulunduğunuz esnada bir sergi yada canlı müzik dinletisine de rastlayabilirsiniz demedi demeyin benden söylemesi her an güzel bir süpriz ile karşılaşabilmeniz mümkün 




 Bunca övgüyü hakeden Zeynep Hanım ve Selin Hanım 'ın oluşturduğu bu harika günün harika mezelerle bezeli menüden bahsedelim biraz da isterseniz ?


   Nedir bu lezzetler derseniz şayet nam-ı değer  Topik , Bahar Dolması , Zeytinyağlı Barbunya , Tarama , Zahter Piyazı ,Çerkes Tavuğu, Çıltik , Kırmızı Mercimek Favası…






    Herbirinin ayrı ayrı güzel yanları mevcuttu gerek el llezzeti ,gerekse malzemenin kalitesinin görsele birebir yansıdığı şahane lezzetlerdi hepsi .




 Asalet ,zarafet ve marifetin birleştirilip işletmeciliğini yaptıkları köşkün güzel ve keyifli ortamına taşımayı başaran on parmağın onuna da bir meziyet yüklemeyi başarmış iki insan , hayat hikâyelerine bir de ismi saklı ama kendisi varlığıyla ve lezzet kalitesiyle  ön planda olan köşkün zengin mutfağına taşıdıkları mezeler Selin Hanım'ın marifetli ellerinden …




 Topik adlı bir lezzet var ki ben bu lezzeti ilk defa denedim çok da hoşuma gitti lâkin  , zeytinyağlı sarma yani bahar dolması ,narlı zahter piyazı , nefis taraması , kırmızı mercimek favası ve domatesli patlıcan kızartmasının tadı damağımda kaldı doğrusu .



                   

  Ara Sıcaklara gelecek olursak Arnavut Ciğerinin sıcak domates sos ile ikramına bayıldım , dışı çıtır içersinde suyu lezzeti ile hapsolmuş kokudan eser dahi olmayan yapım tarzıyla damağımdan tam puan almayı başardı . 



 Mücver ise bizim evin mutfağından çıkmış gibiydi adeta…




    Deniz mahsülleri ile doldurulmuş içli köfte farklı hoş bir lezzet…



   Bıldırcın Yumurtası Çılbırı , gerek sunumu gerekse lezzetiyle göz dolduruyordu 

   Makus talihim yine karşıma çıktı ve her tadımda olduğu üzre acı gerçekle yine yüzyüze gelen ben ve büyüyen göz bebeklerim ile karşımda yine yeni yeniden kuzu eti başrolde  :) neyseki yardımcı oyuncu devreye girdi içli pilavın güzelliği görselinde tuzlu tereyağında marine edilmiş olan özel Kuzu but etinin  pişmiş hali lezzetinden lime lime dağılan o nefis kıvamdaki görüntüsü dahi tadı hakkında fikir telakki etmemi sağladı ayrıca deneyen tüm blogcanlardan tam puan aldığını da söylemeden geçmek olmaz elbette ki




   Tadına çatalımın ucuyla  özel sosu aracılığılya bir baktım elbette ve belirtmeden geçmek olmaz kokudan eser dahi yoktu Moda Saklı Köşk Mutfağı Şefinin ellerine sağlık…



  Gelelim günün en özel ve tatlı anınan elbette ki günün benim için nokta atışı olan Tahinli Çıtır Kabak tatlısı,  bir tatlı delisine sunulabilecek çocukluğunda kabak ile arası pek bir nahoş ama yaş kemale erdikçe pek bi sevdiğim aramızdan adeta su sızmayan kabak …




  Üstelik bir de kireçte bekletilmiş Şefin özel tarifiyle yapılarak bizlere sunulan spesiali,  çıtır çıtır kabak içersinde adeta hapsolmuş ve tahine dair dışarıdan bakıldığında eser dahi olmayan ama yemek üzere elinize aldığınız çatalı ve bıçağınızı değdirdiğiniz anda içinden beni bu lezzetle buluşturdular haydi ne duruyorsun dene lütfen ! dermişcesine size doğru akışkan bir hale gelen ve tadına baktığınızda damağınızda o mükemmel bütünselliği hissettiğiniz an bittiğiniz an diye yorumluyabiliyorum yazarken dahi o anı yaşadım buna inanın mükemmel bir lezzetti ve sırf o tatlı için dahi Sakli Köşk bana çok uzak mesafede demez giderim beni takip edenlerin bildiği üzere lezzet peşine canım ne vakit çekerse çeksin yani zaman ,mekân farketmez anında orada oluveririm.İtiraf ediyorum kabak tatlısının bu kadar lezizini hiç bir yerde denemedim desem doğrudur . Yanında ikram edilen damla sakızlı  Saklı Köşk muhallebi ise kabağın yorumuyla biraz gölgesinde kalmış gibi dursa dahi damla sakızının muhallebinin her zerresine işlemiş ve şekerinin hafif oluşu ile müdavimlerine farklıve hoş bir rahiya bırakacak nitelikte .




  Bakmak ile görmek arasındaki fark misali kimileri sadece yemek için yer , gezer ,eğlenir , kimileriyse lezzetin doruklarında maziye dalıp yaşanmışlıklarla birlikte yol alıp olduğu ortama dahil gibi görünüp aslında çooook uzaklardadır işte bu hissiyatı yaşamak ve yaşatmaktır önemli olan diyorum , bu güzel güne dair izlenimlerimi burada sonlandırıyorum…


 Moda Saklı Köşk' de gerçek lezzetlerin , maharetli ellerde adeta nakış misali ilmek ilmek kaliteli malzeme ve baharatlar ile işlenen abartısız mükemmel tadlar anlatılmaz yaşanır diyorum 

  Bu keyifli lezzet durağını es geçmemenizi öneriyorum .Üstelik ulaşımı da çok rahat Kadıköy'e vardığınız anda tramvaya doğru yönelip Cem Sokak 'da  indiğiniz zaman kırmızı bir kapı görüyorsunuz işte orası Saklı Köşk adı mazide saklı…

 Tüm bu güzellikleri yaşamamıza davetiyle vesile olan Oya Cousine blogunun güzel ,zarif sahibesi Sevgili Oya EMERK'e  bu güzel mekânın işletmecileri Zeynep KAKINÇ ile Selin TOKATLIOĞLU'na ve tüm çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi gönderiyor , saygılar sunuyorum…


Bir başka keyifli günde daha buluşabilmek umuduyla ,

Hoşça ve mutlu kalın…

   Ulaşım ve Rezervasyon için;


   Saklı Köşk Cafe - Restaurant

 Caferağa Mahallesi Cem Sokak No:6
      Moda -Kadıköy /iSTANBUL
 Tel: 0216 418 26 23 - 0216 337 67 88
 

8 yorum:

  1. Canım Harikasın. Bu güzel yorumunla o günü yeniden yaşattın. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim tatlım…
      Ne mutlu bana o halde son zamanlarda pek toparlayamasam da o keyifli günü yansıtmaya çalıştım…
      Sevgiler benim naifler naifi tatlı Birgülüm…
      Öpüyorum seni kocaman ve sımsıkı sarılarak…

      Sil
  2. Emelcim yine harika bir post...Anlatım şekline bayılıyor ve çok taktir ediyorum...Nasıl emek verdiğin, özenle işini yaptığının kanıtı...Sevgilerimi gönderiyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Selmacım…
      Çok mutlu oldum bu güzel yorumuna …
      Takdir eden canların olması ne hoş bir duygu öpüyorum seni kocaman…
      Sevgiler tatlım…

      Sil
  3. Ne güzel yazmışsınnız, kaleminize sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim…
      Sevgiler Stilika…

      Sil
  4. Emelcim şiir gibi bir anlatım, çok çok beğendim. Zaten tüm anlatımlarından büyük bir haz almışımdır. Diline, kalemine gönlüne sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oya Hanım çok teşekkür ederim…
      Sizin gibi değerli bir büyüğümden böyle güzel bir yorum almak beni çok ama çok mutlu etti…
      Sarıldım size sımsıkı …
      Sevgilerimle,öpüyorum…

      Sil

Güzel yorumlarınızı ve eleştirilerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim...
Bıraktığınız yorumlar için şimdiden teşekkürler...Sevgi ve saygılarımla...

Follow by Email

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...